Enerji Sektörünün borçlarını kapamak için, 1 Ekimdeki elektrik tarifelerine zam yapılacak

Ulusal basının, Mayıs ayında Reuters haber ajansına dayandırarak verdiği haberlerde yaklaşık 13 Milyar Amerikan Doları tutarında ödenmeyen borcu bulunan Türkiye enerji sektörünün sıkıntıda olduğu belirtilmişti. Reuters haber ajansı, borçların yeniden yapılandırılması için Hükümetin bankalara baskı yaptığını, buna karşın enerji şirketlerinin kâra geçmesi için tek yolun elektrik zammı olduğunu düşünen bankaların da hükümeti bu konuda ikna etmeye çalıştıklarını ifade etmekteydi. Nitekim Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 1 Temmuz 2019 tarifeleri bir önceki döneme göre % 15 artarak zamlanarak kamuoyunun gündemine gelmişti. 

Benzer haberler bu günlerde tekrar gündeme gelmektedir. Söz konusu haberlerde, enerji sektöründe 2007-2017 yılları arasında yaklaşık 70 Milyar Amerikan doları kredi kullanıldığı, bunun yaklaşık 23 Milyarlık kısmının ödendiği ancak halen 47 Milyar ABD doları borcun bulunduğu belirtiliyor, kalan borcun 12-13 Milyarlık kısmının sorunlu olduğu ve 10 Milyar ABD dolarının da 2019 yılı içinde yapılandırılması gerektiği, sorunlu kredilerin ağırlıklı olarak da üretim şirketlerine ait borçlardan kaynaklandığı ifade ediliyor.

Son kullanıcı olarak vatandaşı da etkileyen elektrik enerjisi fiyatları…

Elektrik enerjisinin serbest piyasada sistem marjinal fiyatının en yüksek değeri Temmuz-2019 ayında 30,7986 Kr/kWh olarak gerçekleşmiştir.

31.12.2017 tarihi itibarıyla vergi ve fonlar hariç olmak üzere;

  • Mesken (AG)tarifesi 33,1832 Kr/kWh’ten %50,3 artışla 49,8648 Kr/kWh’e,
  • Ticarethane (AG)tarifesi 33,4761 Kr/kWh’ten %96,8 artışla 65,8938 Kr/kWh’e,
  • Sanayi (AG) tarifesi 29,0697 Kr/kWh’ten %96,7 artışla 57,1785 Kr/kWh’e, 
  • Sanayi (OG) tarifesi 26,0173 Kr/kWh’ten %98 artışla 51,5015 Kr/kWh’e

yükselmiş olsa da, yapılan zamlar özel sektörün yarasına ilaç olmamıştır.

Ayrıca, kapasite mekanizması kapsamında 39 adet üretim tesisine destek amacıyla yapılan (Ocak-Temmuz ayları arasında toplam 1.221.334.086.-TL’yi bulan) ödemeler ile YEKDEM ödemeleri de özel sektörün borçlarına çare olamamıştır.

Hükümetin Yanlış Enerji Politikaları Şirketleri zenginleştireyim derken borca batırdı.

Kısaca sıralamak gerekirse;

  • Döviz kurlarındaki aşırı artışlar,
  • İthal kaynaklı tesislerinde üretim maliyetlerinin yükselmesi,
  • Plansız ve abartılı talep tahminleri sonucu üretim alt yapısında oluşan arz fazlası,
  • Yaşanan ekonomik krizin etkisiyle elektrik enerjisine talebin beklenenden düşük seyretmesi,
  • Serbest piyasadaki elektrik enerjisi birim fiyatının düşük kalması,

gibi nedenler elektrik enerjisi sektörünü dar boğaza sürüklemiştir.

Sektördeki oluşan bu borç krizinden çıkış için elbette ki döviz kurlarının düşmesi beklenmemektedir. Bankalardan çekilen döviz cinsi kredilerinden silinmesi de söz konusu olmayacaktır. Belki yeniden yapılanma ile geçici de olsa bir çözüm mümkün olabilir. Ancak böylesine sorunlu kredilerin geri ödemelerinin mevcut piyasa yapısı içinde sürdürülebilmesi mümkün gözükmemektedir. Elektrik sisteminin arz güvenliği nedeniyle ithal kaynaklı üretim tesislerinden de vazgeçmemiz mümkün değildir.

Hükümet zam yaparak vatandaşı fakirleştirecek, Şirketleri borç batağından kurtaracak…

Hükümetin planlı ve kapsamlı çalışma yapmak yerine her zaman olduğu gibi  elektrik satış bedellerini artırıp vatandaştan aldığı fazla paralarla Şirketlerin borcunu kapamaya destek olma yolunu seçecektir.

Yanlış politikalarının faturası vatandaşa çıkaran Hükümet,  1 Ekim 2019 tarihinden itibaren elektrik satış fiyatlarına zam yapmak zorundadır.

Hükümetin Şirketleri kurtarmak için Ekim ayında zam yapmak zorunda…

Biz diyoruz ki: Hükümet, Şirketleri kurtarmaya yönelik politikalarını ve uygulamalarını acilen vatandaş odaklı olacak biçimde değiştirmelidir. Yanlış politikaların bir an önce durdurulmalı, Şirketlerin borcu vatandaşa yüklenmemelidir.

Enerji alanı bir rant alanı değildir. Yaşam hakkının vazgeçilmez bir unsuru olan enerjinin, halkın alım gücünü zora sokmayacak bir bedelde sunulması Sosyal Devlet anlayışının gereğidir.

Demokrat Mühendisler Ankara

18.09.2019